Wistar albino sıçanlarda farklı durumlarda gürültü maruziyetinin odyolojik ve histolojik sonuçlarının araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ODYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANER YATMAZ
Danışman: ŞERBETÇİOĞLU Mustafa Bülent
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Hayvanlarda gürültüye bağlı işitme kaybı modelleri günümüzde farmakolojik çalışmalar, işitme fizyolojisinin anlaşılması, rejenerasyon çalışmaları, moleküler çalışmalar, tinnitus ve santral işitsel işlemleme çalışmalarında tercih edilmektedir. Ancak literatürde farklı gürültü koşullarının koklea üzerindeki etkileri halen belirsizdir. Bu amaçla çalışmamızda farklı gürültü koşulları oluşturularak objektif odyolojik test sonuçları ve histoloji sonuçları değerlendirildi. Her grupta 5'er hayvan olmak üzere çalışmada 30 adet 3 aylık erkek wistar albino sıçan kullanıldı. 1.grup kontrol grubu olmak üzere, 2. gruba (4 kHz Dar Bant, 120 dB SPL, 1 Saat x 4 Gün), 3. gruba (4 kHz Dar Bant, 120 dB SPL, 2 Saat x 1 Gün), 4. gruba (4 kHz Dar Bant, 100 dB SPL, 4 Saat x 6 Gün), 5. gruba (4 kHz Dar Bant, 120 dB SPL, 4 Saat x 1 Gün) ve 6. gruba (Beyaz Gürültü, 120 dB SPL, 4 Saat x 1 Gün) farklı koşullarda gürültü maruziyeti oluşturuldu. Hayvanların tümünde objektif odyolojik değerlendirme için işitsel uyarılmış beyinsapı potansiyeli (İUBP) testi ve distorsiyon ürünü otoakustik emisyon (DPOAE) testi uygulanmıştır. Odyolojik testler gürültü öncesi ön test olarak ve gürültü sonrası 1., 7. ve 21. günlerde gerçekleştirildi. Sıçanlar 21. gün testlerinin bitimini takiben sakrifiye edilmiş ve temporal kemikleri diseke edildi. Dokular rutin tespit ve takip işlemlerinin ardından parafin bloğuna gömülmüştür. Parafin bloklarından 5 mikron kalınlığında kesitler alınarak boyamalar yapıldı ve histopatolojik ve immunohistokimyasal olarak incelendi. Yapılan çalışma neticesinde gürültü şiddeti ve süresinin işitme kaybının oluşmasını sağlayan baskın faktörler olduğu, gürültünün kronik verilmesi veya bant genişliğinin arttırılmasının şiddet veya süreye nazaran kokleaya daha az hasar verdiği tespit edilmiştir. Çalışmada kullanılan 5 farklı gürültü koşulunun hangi araştırma modellerinde kullanılabileceği tespit edilmiştir.