Somatosensöriyel uyarımların tinnitus üzerine etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ODYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLARA BAYAZIT

Danışman: ÖLÇEK Gül

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tinnitus, genel olarak dışardan akustik uyarı olmadan ses algılanması olarak tanımlanabilmektedir. Tinnitus algısında somatosensöriyel, somatomotor ve görsel- motor sistemlerden gelen girdiler ile modüle edilebilmektedir. Bu modülasyonda özellikle yüzde yaygın dağılım gösteren trigeminal sinir (V) ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada trigeminal sinir uyarım bölgesinden yapılan somatosensöriyel uyarımların tinnitus algısı üzerine etkileri araştırıldı. Çalışmaya 18-65 yaş arası aktif çınlaması olan, 28 hasta katıldı. Çalışma kapsamında yüzde trigeminal sinir dalları tarafından uyarısı alınan üç ana bölge ve işitme sistemi klasik uyarım yolarından (alın, yanak, kulak önü, mastoid kemik üzeri ve supraaural kulaklık) verilen uyarılar ile katılımcıların tinnitus algılarına yönelik olarak psikoakustik ölçümler (loudness, picth eşleştirme, minimal maskeleme seviyesi ve rezidüel inhibisyon) yapıldı. Ayrıca katılımcılardan rezidüel inhibisyonun etkin olduğu bölgeyi değerlendirmeleri istendi. Testler interacoustics AC40 odyometri cihazı, TDH-39 kulaklık ve kemik vibratör aletleri ile yapıldı. SPSS 16.0 versiyonunda değerlendirildi. Farklı bölgelerden yapılan uyarımlar ile elde edilen psikoakustik test sonuçlarında; Uyarım bölgesinin tinnitus frekans algısında etkili olmadığı, buna rağmen şiddet algısı ve minimal maskeleme seviyelerinde hava yolu uyarımda daha yüksek şiddet seviyeleri tespit edildi. Rezidüel inhibisyonda ise en etkili alan olarak kulak önü uyarım tespit edildi. Hastalarda benzer şekilde kulak önü uyarımların da daha etkili bir rezidüel inhibisyon yaşadıklarını belirtmektedirler. Bu durum trigeminal sinir mandibüler dalının tinnitus algısı üzerinde etkili bir somatosensöriyel uyarana bağlı olabileceğini düşündürmektedir. Fakat uyaran verilmesinde yaşanan farklılıklara bağlı değişimlerinde göz önünün de bulundurulduğu geniş kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tinnitus, trigeminal sinir, rezidüel inhibisyon, somatosensöriyel,