PTEN/PI3K/MTOR sinyal yolağının oosit gelişme potansiyeline etkisi ve IVF sikluslarında ovaryan cevap ile ilişkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OYA KORKMAZ
Danışman: KARABULUT Seda
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tüp bebek başarısında belirleyici olan önemli faktörlerin başında over cevabı gelmektedir. Çalışmamızın amacı; her oositin bireysel olarak kalitesini ortaya koyabilmek için, oositin içinde olgunlaştığı folikül ortamı hücrelerinden ve folikül sıvısından örnek alınarak, belirteç olabilme kapasitesine sahip olabileceği düşünülen parametreler açısından incelenmesidir. Çalışmamız insan ve hayvan olmak üzere 2 farklı kısmı kapsadı. İnsan kısmı 30 kadın üzerinde hayvan kısmı ise 18 adet fertil dişi fare kullanılarak gerçekleştirildi. Kadınlar her grupta 10 kişi olacak şekilde over stimülasyonu sonrası ovaryan cevaba göre 3 gruba ayrıldı: Zayıf Ovaryan Cevap (ZOC, oosit sayısı ≤3), Normal Ovaryan Cevap (NOC, oosit sayısı 6-9 arası) ve Yüksek Ovaryan Cevap (YOC) (n:10 oosit sayısı ≥10). Fareler ise, iki farklı dozda over stimülasyonunun yapıldığı (n:6, n:6) ve over stimülasyonunun yapılmadığı (n:6) gruplar halinde 3'e ayrıldı. İnsan deneylerinde PTEN/PI3K/AKT sinyal yolağındaki proteinlerden TSC1 ve TSC2'nin artışının mTOR'u dolaylı olarak baskıladığı görülmekte ve bu proteinlerin artışı, YOC grubunda ortaya çıkan olumsuz kohortun gelişimine neden olmaktadır. TSC1 ve TSC2 ile birlikte, iyi kohorta sahip foliküllerin foliküler sıvılarındaki melatonin, TGF-β ve β-hCG'nin anlamlı seviyede yüksek ve normal cevap veren grubun granüloza hücrelerinde DNA fragmentasyonu ve kromatin yapının anlamlı seviyede düşük olduğu sonucuyla oosit seçiminde başlıca parametreler olabileceği saptanmıştır. Farelerde PTEN/PI3K/AKT sinyal yolağı ve DNA fragmentasyonunun, kaliteli üreme özelliklerine sahip fare ihtiyacının karşılanmasına yönelik oosit seçiminde başlıca parametreler olarak değerlendirileceği ortaya koyulmuştur. Çalışma sonucunda, PTEN/PI3K/AKT sinyal yolağındaki bazı proteinlerin ve DNA fragmentasyonunun oosit seçiminde biyomarker olarak kullanılabileceği kanısına varılmıştır.