OTİSTİK BELİRTİLER GÖSTEREN ATİPİK ÇOCUKLARDA DİL-KONUŞMA VEGÜNLÜK YAŞAM BECERİLERİNİN İNCELENMESİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ODYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA ÇAPUTLU

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Gül Ölçek

Eş Danışman: Ayşe Sanem Şahlı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışması, atipik otizmli çocukların dil-konuşma becerilerini ve günlük yaşamdaki iletişim becerilerini tipik gelişim gösteren çocuklarla karşılaştırmak amacıyla gerçekleştirildi. Çalışmaya 4-6:11 yaş arasındaki 6 kız ve 34 erkek olmak üzere toplam 40 atipik otizmli çocuk, 4-6:11 yaş arasındaki 19 kız, 21 erkek olmak üzere toplam 40 tipik gelişim gösteren çocuk dahil edildi. Bu çalışmada atipik otizmli 40 çocuğun Okul Öncesi Dil Ölçeği-5 (PLS-5) testi ile elde edilen alıcı dil, ifade edici dil ve toplam dil yaş eşdeğerleri, tipik gelişim gösteren akranlarından elde edilen normatif değerlerle karşılaştırıldı. Ayrıca atipik otizmli 40 çocuk ile normal gelişim gösteren 40 çocuğun Ev İletişim Anketi ile günlük yaşamdaki iletişim becerileri incelendi. Çalışma sonunda grupların PLS-5 dil testi sonucunda alıcı dil, ifade edici dil ve toplam dil puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar elde edildi. Atipik otizmli ve tipik gelişim gösteren çocukların günlük yaşamdaki iletişim becerileri arasında da anlamlı farklar gözlendi. Sonuç olarak atipik otizmli çocukların alıcı ve ifade edici dil becerilerinin, tipik gelişim gösteren çocuklara göre anlamlı düzeyde geri olduğu formal ve informal yöntemlerle ortaya koyuldu. Atipik otizmli çocukların oyun becerilerinin temel düzeyde kalarak etkileşimci oyun kurmadıkları ve oyun becerilerinin dil gelişimini anlamlı düzeyde etkilediği görüldü. Ayrıca 0-3 yaş arası ekran maruziyetinin dil gelişimini negatif yönde etkilediği gözlendi. Atipik otizmli çocukların dil-konuşma ve günlük iletişim becerilerinin tipik gelişim gösteren çocuklara göre geri olduğu çalışmamızın genel sonucudur ve hipotezimizi desteklemektedir. Buradan hareketle özellikle erken yaşlarda atipik otizmli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine yönlendirilmesi ileride normal grupla aradaki farkın azalmasını sağlayabileceği düşünülmektedir. Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri verilirken bu sonuçların göz önünde bulundurulması önemlidir. Atipik otizmli çocuklarda en etkili tedavinin eğitim olması göz önünde bulundurularak eğitim içeriğinde uygulanacak programlara dil-konuşma becerilerini yakından etkileyen unsurlara (-sembolik oyun, ekran maruziyetine karşı tedbirler) yer verilmesinin eğitim kalitesini arttıracağı düşünülmektedir. Ek olarak dil-konuşma becerilerine uygun olarak tasarlanacak materyallerin faydalı olacağı düşünülmektedir.