TÜRKİYE' DE PİYASADA SATILAN HUBUBATLARDA DEOKSİNİVALENOL VE OKRATOKSİN A'NIN YÜKSEK BASINÇLI SIVI KROMATOGRAFİSİ İLE ARAŞTIRILMASI


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, BESLENME VE DİYETETİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEMİH ŞAHİN

Danışman: OMURTAG Gülden Zehra

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hububat ve hububat bazlı gıdalarda mikotoksin maruziyeti sıklıkla görülmektedir. Bu gıda ürünlerinde mikotoksin yaygınlığının ve düzeylerinin tespiti, alınacak önlemlerle ülkelerin belirlediği mikotoksin düzeylerinin altına düşülmesine ve tüketicilerin sağlık risklerinin önlenmesine imkân sağlamaktadır. Bu araştırma, İstanbul'daki marketlerden (markalı ürünler) ve %50' si açıkta satışı yapılan semt pazarlarından temin edilen 24 adet aşurelik buğday, 24 adet pirinç, 24 adet mısır unu ve 24 adet tam buğday ununun deoksinivalenol (DON) ve okratoksin A (OTA) düzeylerinin UV dedektörlü ve floresans dedektörlü yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) yöntemi ile incelenmesi, varsa miktarlarının tespit edilmesi ve diyetsel maruziyet risklerinin hesaplanması amacıyla yapılmıştır. 96 adet hububat örneğinin HPLC ile analizi sonucunda 25 adet örnekte (0,13-1,16 µg/kg) DON tespit edilmiştir (LOD-LOQ, 0,28-0,92 µg/kg). Analizi yapılan örneklerden; 7 adet aşurelik buğday, 8 adet pirinç, 8 adet mısır unu ve 2 adet tam buğday ununda DON saptanmıştır. En yüksek DON düzeyi açıkta satılan mısır unu örneğinde (1,16 µg/kg) tespit edilmiştir. Örneklerin 11 adedinde (0,87-6,97 µg/kg) OTA tespit edilmiştir (LOD-LOQ, 0,029-0,097 µg/kg). Analizi yapılan örneklerden; 3 adet mısır ununda (1,51-2,23 µg/kg) ve 8 adet tam buğday ununda (0,87-6,97 µg/kg), OTA saptanmıştır. En yüksek OTA düzeyi marketten alınan paketli tam buğday unu örneğinde (6,97 µg/kg) saptanmıştır. Maruziyet marjı açısından incelenen tüm ürün gruplarında her iki toksin için de değerler >10,000 olup bir sağlık riski oluşturmadığı görülmüştür. Araştırmamız sonucunda, hububatlarda DON ve OTA maruziyetinin sıklıkla gözlenebileceğini ve olası riskli seviyelere çıkabileceği görüldüğü için; daha fazla çalışma yapılarak, gerekli önlemler ile kontaminasyon riskinin en aza indirilmesi gerekliliği ortaya konmuştur.