Yaş ilerletme esaslı hipnotik konfabulasyon modelinin fNIRS ile incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, SİNİR BİLİM ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA SOĞUKKANLI KADAK
Danışman: HANOĞLU Lütfü
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada hipnotik yaş geriletme ve yaş ilerletme telkinleri ile konfabulasyon fenomeninin modellenmesi amaçlanmıştır. Modelleme, konfabulasyon bataryası (KB) ve orbitofrontal gerçeklik filtresi (ORFi) görevi ile değerlendirilmiştir. Hipnoza yatkınlık testleri, ölçekler ve hipnotik telkin uygulamaları sonrasında on katılımcıya KB uygulanmış ve ORFi görevi fNIRS ile değerlendirilmiştir. Katılımcılar, epizodik bellekte (yaş geriletme %71; yaş ilerletme; %75), kişisel semantik bellekte (yaş geriletme: %88, yaş ilerletme: %68,75) ve epizodik planlamada (yaş geriletme %86; yaş ilerletme; %84) şiddetli konfabule olmuşlardır. fNIRS verilerine göre uyaran türü ana etki 17. kanalda (F(1,9) = 12.218, p = ,007), durum*bölüm etkileşimi 13. kanalda (F(2,18) = 5.838, p = ,025), durum*uyaran türü etkileşimi ise 18. kanalda (F(2,18) = 5.137, p = ,028), bölüm*uyaran türü etkileşimi 1. kanal (F(1,9) = 7.268, p = ,025), durum*bölüm*uyaran türü etkileşimi 7. kanalda (F(2,18) = 6.314, p = ,014) ve 12. kanalda (F(2,18) = 9.411, p = ,003) anlamlı olarak değişiklikler gözlenmiştir. fNIRS bulgularına göre yaş geriletme telkini sonrasında normal koşula göre ORFi görevinin ikinci bölümü sırasında orbitofrontal korteks (OFK) katılımı azalırken, yaş ilerletme telkini normal koşula benzer OFK aktivitesine yol açmıştır. Bu çalışma ile hipnotik yaş geriletme ve ilerletme telkinleri aracılığıyla doğrudan herhangi bir bilişsel defisit oluşturmadan, kişilerin doğal stratejilerini bozmadan hem epizodik ve semantik alanda konfabulasyon fenomeni modellenmiştir. Ayrıca yaş geriletme telkini ile ORFi görevinde davranışsal bozulma olmadan fNIRS ile OFK'da hemodinamik yanıt değişikliği gösterilmiştir. Böylece konfabulasyon fenomeninin oluşması için amnezinin gerekli olmadığı ortaya konulmuş, bilinçdışı süreçlerden ziyade dorsolateral prefrontal korteksin konfabulasyonların üretiminde etkili olabileceği düşünülmüştür.