Türkiye'de sosyo-politik sistemi açıklama amaçlı başlıca kuramsal yaklaşımların analizi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Medipol Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET ENES AŞCI

Danışman: Bekir Berat Özipek

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, Türk sosyo-politik sistemini açıklamak üzere ilki 1969 yılında siyaset bilimi literatürüne kazandırılan ve süreç içerisinde alan yazınındaki yerini sağlamlaştıran dikotomik kavramsal modeller olarak da adlandırılan başlıca kuramsal modellerin; 2002 seçimleri sonrasında yaşanan siyasal değişim ve dönüşümlerin Türk sosyo-politik sisteminin çekirdeği ve siyasal güç ilintilerindeki etkileri bağlamında yetkinlik ve yeterliliklerini sürdürüp sürdüremediklerini irdelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, klasik diyebileceğimiz kuramsal modellerden; Şerif Mardin'in Merkez-Çevre Modeli, Metin Heper'in Devlet Egemen Modeli, İdris Küçükömer'in Batıcı Laik-Doğucu İslamcı Modeli ve Emre Kongar'ın Devletçi Seçkinci-Gelenekçi Liberal Modeli günümüz sosyo-politik yapısı perpektifinden analiz edilmiştir. Sonuç olarak Türk sosyo-politik sisteminin modernleşme, demokratikleşme, küreselleşme, avrupalılaşma süreçlerinin yoğun etkileşimi ile giderek karmaşıklaşan bir toplumun özelliklerini yansıttığı; ancak merkezin başat değerini halen Kemalizme bağlılık düzeyinin oluşturduğu, siyasal iktidarın değişmesinin pek çok türev değişikliğe yol açmasına karşın Kemalist değerlerin desteklenmesi, aktif olarak savunulması ve eğer var ise tepkinin yalnızca eleştri düzeyinde ifade edilmesi siyasal aktörü merkezde konumlandırmaktadır. Kemalist değerleri açıkça reddeden bir siyasal figürün alternatif değer sistemlerini benimsemesi, bu değer sistemlerini egemen kılmak için mevcut sistem ile mücadele etmesi onu merkezden uzak bir konuma yani çevreye yerleştirmektedir. Bu yönüyle Türk sosyo-politik sistemini ikili karşıtlık, ayrışma ve gerilim üzerinden açıklamayı amaçlayan dikotomik modeller halen geçerlilik ve önemini korumaktadır.