Bütüncül Tıp Kapsamında Enneagram Kişilik Tipleri ve Homeopatik Yapısal Remediler Arasındaki İlişkinin Araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA TOSUN

Danışman: Ali Timuçin Atayoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bütüncül tıp; beden, zihin ve ruhun bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savunan bir sağlık yaklaşımıdır. Enneagram, 9 kişilik tipini sağlıklı, ortalama ve sağlıksız durumlarında inceleyen dinamik bir kişilik tipoloji sistemidir. Homeopati, Dr. Samuel Hahnemann tarafından kurulmuş hastayı değerlendirirken zihin yapısını da bütüncül bir bakış açısıyla ele alan bir tedavi sistemidir. Çalışmamızda Enneagram kişilik tipleri ile homeopatik remedilerin zihin bulguları arasındaki ilişkinin araştırılması hedeflendi. Bunun için enneagram kişilik tiplerinin sağlıksız seviyede, stres hattında ve her iki kanat için ayrı ayrı stres hattında ortaya çıkardıkları kişilik özellikleri, homeopatik açıdan birer zihin semptomu olarak ele alınarak homeopatik bir yazılım olan Radar Opus ile analiz edildi. Elde edilen bulgular ayrı ayrı incelenerek yorumlandı. Bu çalışmada 9 ana mizaç için 62 adet ve 27 stres hattı için toplam 399 adet rubrik analize dahil edildi. Analiz sonucunda çıkan remedilerin çoğunun polikrest olduğu ve stres hattına gittikçe sifilitik remedilerin ortaya çıktığı dikkat çekti. İlave olarak 2 çeşit istatistiksel analiz yapıldı. Homeopatik rubrikler ile kişilik tipleri arasındaki ilişkinin yanısıra kişilik tipleri ile homeopatik remediler arasındaki ilişki özetlendi ve irdelendi. Analizlerde kullanılan metodoloji kapsayıcı bir yaklaşımla araştırma konusuna yeni bakış açısı getirildi. Homeopatik tedavi için başvuran hastalara uygulanacak enneagram kişilik testi ile detaylı bir ön bilgi almak, homeopatın anemnezini derinleştirmesi açısından faydalı olabilecektir. Enneagram yaklaşımının sunduğu bilgiler ışığında hastanın zihin ve duygusal özellikleri de daha doğru bir şekilde değerlendirilecek ve böylece hastayı bütüncül olarak ele alabilmek kolaylaşacaktır. Bu çalışma ile elde edilen bulguların klinik uygulamalarda homeopatların hastalarını değerlendirmelerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.