TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİYLE MÜCADELEDE SOSYAL HİZMET: AYRI ALANLAR NOSYONU VE CAM TAVAN ÜZERİNDEN BİR TARTIŞMA
3. International Turkic World Congress on Social, Humanities, Administrative, and Educational Sciences, Ankara, Türkiye, 16 - 18 Nisan 2025, ss.855-856, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Doi Numarası: 10.30546/19023.978-9952-8558-6-9.2025.674310.
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.855-856
- İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Kadınlar, toplumsal yaşamın birçok alanında olduğu gibi çalışma yaşamında da toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu eşitsizliklerin temelinde, ataerkil toplum yapısının kurumsallaşmış normları ve ideolojik temelleri yer almaktadır. Bu ideolojik temellerden biri olan ayrı alanlar nosyonu, kadınların özel alanda, erkeklerin ise kamusal alanda yer alması gerektiğini savunan toplumsal bir anlayıştır. Bu anlayışa göre, kadınların temel sorumluluğu ev ve aileyle sınırlı olup, kamusal alan erkek egemenliğinde şekillenmektedir. Ayrı alanlar nosyonu, kadınların ev içi emeğinin görünmezleşmesine, kamusal yaşamda – özellikle de karar alma süreçlerinde ve yönetim pozisyonlarında – daha az yer almalarına neden olmakta yani cam tavan olgusu üzerinden görünmez ve yapısal bir engel olarak ortaya çıkmaktadır. Mekânsal ve yapısal düzlemde cinsiyetler arasındaki bu ayrımın yeniden üretimi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sürekliliğini de sağlamaktadır. Bu çalışmada, ayrı alanlar nosyonu ile cam tavan kavramı arasındaki ilişki toplumsal cinsiyet eşitsizliği bağlamında ele alınmakta; bu eşitsizliklerle mücadelede sosyal hizmet disiplininin rolü tartışılmaktadır. Araştırmada, literatür taraması yoluyla Türkiye’de siyaset, eğitim, kamu yönetimi, sivil toplum ve özel sektör gibi alanlarda kadın ve erkek temsiline ilişkin güncel istatistiksel bilgiler, çeşitli kurumların web sitelerinden elde edilerek incelenmiştir. Bu bilgiler, kadınların karar alma mekanizmalarında erkeklere oranla çok daha az temsil edildiğini, bu durumun sadece bireysel değil, yapısal ve tarihsel dinamiklerden beslendiğini göstermektedir. Sosyal hizmet disiplini, eşitsizlikle mücadele, toplumsal farkındalık geliştirme, hak temelli yaklaşım ve güçlendirme ilkeleriyle bu yapısal eşitsizliklerin görünür kılınmasında ve dönüştürülmesinde önemli bir aktör olarak konumlanmaktadır. Eleştirel sosyal hizmet yaklaşımı temelinde geliştirilen önerilerle, toplumsal cinsiyet eşitliğini önceleyen sosyal politika dönüşümlerine katkı sunulması hedeflenmektedir. Bu çalışma, kadınların yönetim alanında güçlenmesini sağlayacak bütüncül ve çok düzeyli sosyal hizmet müdahalelerinin gerekliliğini vurgulamakta, cam tavan olgusunun yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde dönüştürülmesi gerektiğine işaret etmektedir.