Bütünleşik Kamu Politikası Oluşumunda Yerel Yönetimlerin Belirleyici Rolü: Politika Ağları Yaklaşımı


Creative Commons License

Yurtoğlu Pek E.

11th INTERNATIONAL USBILIM SOCIAL SCIENCES CONGRESS, Çankırı, Türkiye, 27 - 30 Nisan 2026, ss.524-525, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Çankırı
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.524-525
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bütünleşik kamu politikası, toplumsal sorunların çözümünde devletin tek taraflı kontrolü yerine; kamu, özel sektör, sivil toplum ve yerel aktörlerin yatay ve dikey düzlemde iş birliği yapmasını öngören bir modeldir. Toplumu etkileyen her alanda, ilgili alanın uzmanlarıyla iş birliği içinde hareket edilmesi gereğini vurgulayan bu model, sorunların ilk muhatabını önemser ve çözüm getirecek başarılı politikaların bu aktörlerin katılımıyla üretilmesi gerektiğini savunur. Alanyazındaki temel yaklaşımlar çerçevesinde bütünleşik kamu politikası için yerel yönetimler olmazsa olmaz niteliktedir. Politika ağları yaklaşımı bu paralelde, kamu politikası oluşum sürecinin tüm sistemler aracılığıyla yönetişim odaklı, devlet, özel sektör ve çıkar grupları arasında yatay yönlü, kaynaklar açısından karşılıklı bağlılığa dayanan bir uzlaşıyla inşa edilmesi gerekliliğini ortaya koyar. Yerel yönetimler bu ağların kritik düğüm noktalarıdır. Yerel yönetimlerin mahalli sınırlardaki sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör temsilcileriyle kurdukları doğrudan temas kamu politikalarının meşruiyetini ve toplumsal kabul edilebilirliğini artırır. Neticede, merkeziyetçi politikaların hantallığı kırılarak daha esnek ve yenilenebilir çözümler üretilmesi sağlanırken, demokratik hesap verebilirlik kolaylaşır. Yerelin süreçteki aktif rolü, kaynak verimliliği açısından tekerrür eden harcamaların önlenmesi ve bilgi akışının sağlaması açısından da gereklidir. Bu düşünceyle demir üçgenler olarak adlandırılan dışa kapalı, küçük bir grubun belirlediği kamu politikası üretimini reddeder. Sadece kamu politikası üretim aşamasında değil, politika uygulama sürecinde de yerelin etkisi yadsınamaz. Bu görüşü savunan aşağıdan yukarı uygulama modeli, merkezden uzak uç noktalardaki ihtiyaçları bilen en iyi aktörün yerel yönetimler olduğunu, yerelin ihtiyaçlarını merkeze taşıyarak, gerçekçi ve verilerle ispatlanabilir politikaların gerekliliğini ortaya koyar.  Bu çalışmada, ‘bütünleşik’ ve ‘bütüncül’ kavramlarının farkı ortaya konularak, bütünleşik kamu politikası modelinde yerel yönetimlerin rolü ve önemi ele alınmıştır. Alanyazın incelemesi akabinde kamu kurumları ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilerek, merkezden gelen talimatların yereldeki ihtiyaçlar ile örtüşme durumları ve kurumlar arası kopukluklar farklı konularda karşılaştırılmıştır. Elde edilen nitel veriler göstermektedir ki yerelin ihtiyaçlarını karşılayan bütüncül politikalar için yerel yönetimler sadece bir aktör değil, politikanın tasarım, uygulama ve denetim aşamalarının asli ortağıdır. Yerelin eksik kaldığı bir model, bütünleşik olma vasfını kaybederek toplumsal gerçeklikten kopma riski taşımaktadır.  Anahtar Kelimeler: Bütünleşik kamu politikası, kamu politikası, politika ağları, yerel yönetimler.