Çevrimiçi Platformlarda Dolandırıcılık Ceza Hukuku Boyutuyla Değerlendirme ve Reform Önerileri


Egemenoğlu A.

ÇEVRİMİÇİ PLATFORMLAR VE HUKUK SEMPOZYUMU, Ankara, Türkiye, 29 Mayıs 2025, ss.75, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.75
  • İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte, çevrimiçi platformlar; e-ticaret, sosyal medya üzerinden yürütülen ticari faaliyetler ve dijital yatırım araçları gibi alanlarda hem gerçek hem de tüzel kişiler için vazgeçilmez bir ekonomik ve sosyal ekosistem haline gelmiştir. Ancak bu platformların yaygınlaşması, dolandırıcılık suçunun yeni ve karmaşık yöntemlerle işlenmesine adeta bir zemin hazırlamıştır. Sahte yatırım platformları, yanıltıcı reklamlar, teslim edilmeyen ürün satışları ve kimlik hırsızlığı gibi suçlar, bireylerin maddi kayıplarına ve dijital ekonomiye duyulan güvenin zedelenmesine sebep olmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) dolandırıcılık suçuna ilişkin düzenlemeleri (TCK m. 157-158), bu suçlarla mücadelede temel bir çerçeve sunmakla birlikte, çevrimiçi platformların sınır ötesi yapısı ve teknolojinin dinamik yapısı, mevcut mevzuatın uygulanmasında ciddi zorluklar yaşanmasına yol açmaktadır. Bu tebliğ, çevrimiçi platformlarda işlenen dolandırıcılık suçunun ceza hukuku açısından değerlendirilmesini ve bu alanda reform önerilerini sunmayı amaçlamaktadır.

Dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına, kendisine veya bir başkasına menfaat sağlaması şeklinde tanımlanabilir (TCK m. 157). Çevrimiçi platformlarda bu suç, farklı biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Sahte yatırım platformları, özellikle kripto para borsaları veya başlangıç para teklifleri (ICO) gibi araçlarla yüksek getiri vaadiyle kullanıcıları aldatmaktadır. E-ticaret dolandırıcılığı, sahte ürün satışı veya ödeme sonrası iletişimin kesilmesi gibi yöntemlerle yaygınlaşmıştır. Bir şekilde kişisel veriler hukuka aykırı olarak elde edilmektedir. Bu verilerle sahte hesaplar açılarak dolandırıcılık suçu işlenmekte; yanıltıcı reklamlar yoluyla sosyal medya platformlarında gerçek dışı ürün veya hizmet tanıtımlarıyla tüketiciler aldatılmaktadır. TCK m. 158,/1-f, bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılığı nitelikli hal olarak düzenlese de bu suçların tespiti ve muhakemesinde teknik ve hukuki engellerle karşılaşılmaktadır. Failin yurtdışında bulunması, anonim ödeme sistemlerinin (örneğin, kripto paralar) kullanılması, VPN veya IP gizleme teknolojileri, delil toplama süreçlerini zorlaştırmaktadır.

Mevcut düzenlemeler; anonim teknolojilerin delil toplama süreçlerini zorlaştırması, yapay zeka tabanlı sahte içerikler veya deepfake teknolojisi gibi yenilikçi tehditlerin mevzuatta öngörülmemesi ve tüketiciler ile yatırımcıların çevrimiçi platformlarda güvenli işlem yapma konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması gibi sebeplerle çevrimiçi dolandırıcılığın dinamik yapısına uyum sağlamakta zorlanılmaktadır. Bu sorunlar, ceza hukuku odaklı yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Reformlar, hem yasal düzenlemeleri hem de teknolojik ve toplumsal çözümleri kapsamalıdır. İlk olarak, TCK madde 158’e, çevrimiçi platformlarda işlenen dolandırıcılık suçlarına özgü nitelikli hal eklenmelidir. Örneğin, sahte yatırım platformları veya yanıltıcı sosyal medya reklamları yoluyla işlenen suçlar, daha ağır cezalarla caydırılabilir. İkinci olarak, siber suçlarla mücadelede uluslararası işbirliği güçlendirilmelidir. Üçüncü olarak, çevrimiçi dolandırıcılıkta kullanılan platformlara erişim engeli getirilmesi ve bu platformları işletenlere kabahat niteliğinde caydırıcı miktarda idari para cezaları uygulanmalıdır.

Dolandırıcılık bir zarar suçudur. Ancak zarar gerçekleşmeden önce bununla mücadele edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda teknolojinin verimli kullanılması dolandırıcılıkla mücadelede önemli bir rol oynayabilir. Yapay zekâ tabanlı tespit sistemleri, sahte reklamları ve yanıltıcı içerikleri proaktif olarak belirlemek için çevrimiçi platformlarda zorunlu hale getirilmelidir. Blockchain teknolojisi, özellikle e-ticaret işlemlerinde şeffaflığı artırmak için kullanılabilir; örneğin, akıllı sözleşmelerle ödemeler ürün teslimatı sonrası serbest bırakılabilir.

Tüketici ve yatırımcı farkındalığını artırmak amacıyla, Ticaret Bakanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı iş birliğiyle bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmelidir. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), sahte yatırım platformlarına karşı düzenli bilgilendirme yayınları yaparak yatırımcıları korumalıdır. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) örnek alınarak, çevrimiçi platformların içerik denetimini sıkılaştırması ve şüpheli hesapları engellemesi sağlanmalıdır. Bunun yanı sıra kamu-özel sektör işbirliği de güçlendirilmelidir. Bankalar, ödeme sistemleri sağlayıcıları ve teknoloji şirketleriyle ortak dolandırıcılık izleme merkezleri kurulması, suçların önlenmesinde etkili olabilir. Çevrimiçi dolandırıcılık, dijital ekonominin güvenilirliğine zarar veren önemli bir problemdir. TCK’nın mevcut düzenlemeleri, bu suçlarla mücadelede temel bir çerçeve sunmakla birlikte, teknolojinin hızına ve suçların uluslararası boyutuna uyum sağlamakta yetersiz kalmaktadır. Önerilen yasal düzenlemeler, teknolojik çözümler ve eğitim kampanyaları, çevrimiçi dolandırıcılıkla mücadelede bütüncül bir yaklaşım sunarak, çevrimiçi platformların güvenli bir ekosistem haline gelmesine katkı sunabilir.

With the acceleration of digitalization, online platforms have become an indispensable economic and social ecosystem for both individuals and legal entities in areas such as e-commerce, commercial activities conducted through social media, and digital investment tools. However, the widespread use of these platforms has paved the way for fraud crimes to be committed using new and complex methods. Crimes such as fake investment platforms, misleading advertisements, sales of undelivered products, and identity theft cause financial losses for individuals and undermine trust in the digital economy. The provisions of the Turkish Penal Code (TCK) regarding fraud (TCK Articles 157-158) provide a basic framework for combating these crimes, but the cross-border nature of online platforms and the dynamic nature of technology have led to serious difficulties in the application of existing legislation. This paper aims to evaluate fraud crimes committed on online platforms from a criminal law perspective and to propose reforms in this area.

Fraud can be defined as deceiving a person through fraudulent behavior to the detriment of that person or another, in order to gain an advantage for oneself or another (TCK Art. 157). This crime manifests itself in various forms on online platforms. Fake investment platforms, particularly cryptocurrency exchanges or initial coin offerings (ICOs), deceive users with promises of high returns. E-commerce fraud has become widespread through methods such as selling counterfeit products or cutting off communication after payment. Personal data is obtained in violation of the law. Using this data, fake accounts are created to commit fraud; consumers are deceived through misleading advertisements on social media platforms promoting false products or services. Although Article 158/1-f of the Turkish Penal Code regulates fraud committed through information systems as a qualified offense, technical and legal obstacles are encountered in the detection and prosecution of these crimes. The perpetrator's location abroad, the use of anonymous payment systems (e.g., cryptocurrencies), VPN or IP masking technologies, and evidence collection processes are all complicating factors.

Current regulations struggle to keep pace with the dynamic nature of online fraud due to reasons such as the difficulty of collecting evidence from anonymous technologies, the lack of provisions in legislation for innovative threats such as AI-based fake content or deepfake technology, and the lack of sufficient information among consumers and investors regarding secure transactions on online platforms. These issues necessitate the development of innovative approaches focused on criminal law.

Reforms should cover both legal regulations and technological and social solutions. First, Article 158 of the Turkish Penal Code should be amended to include specific provisions for fraud crimes committed on online platforms. For example, crimes committed through fake investment platforms or misleading social media advertisements could be deterred with more severe penalties. Second, international cooperation in the fight against cybercrime should be strengthened. Third, access to platforms used in online fraud should be blocked, and administrative fines of a deterrent amount should be imposed on those who operate these platforms.

Fraud is a crime of harm. However, it is necessary to combat it before the harm occurs. In this context, the efficient use of technology can play an important role in combating fraud. Artificial intelligence-based detection systems should be made mandatory on online platforms to proactively identify fake advertisements and misleading content. Blockchain technology can be used to increase transparency, especially in e-commerce transactions; for example, payments can be released after product delivery through smart contracts. 

To raise consumer and investor awareness, awareness campaigns should be organized in collaboration with the Ministry of Trade and the Directorate General for Combating Cybercrime. The Capital Markets Board (CMB) should protect investors by regularly publishing information about fake investment platforms. In addition, following the example of the European Union's Digital Services Act (DSA), online platforms should be required to tighten content control and block suspicious accounts. Furthermore, public-private sector cooperation should be strengthened. Establishing joint fraud monitoring centers with banks, payment system providers, and technology companies could be effective in preventing crime. Online fraud is a significant problem that undermines the reliability of the digital economy. While the current provisions of the Turkish Penal Code provide a basic framework for combating these crimes, they are insufficient to keep pace with the speed of technology and the international dimension of these crimes. The proposed legal regulations, technological solutions, and educational campaigns will help prevent online fraud.