Achromobacter spp. Enfeksiyonlarında Mortalitenin Klinik Belirleyicileri: 10 Yıllık Retrospektif Bir Analiz
Mediterranean journal of infection, microbes & antimicrobials (Online), sa.2026, ss.105-112, 2026 (ESCI, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 2026
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.4274/mjima.galenos.2026.26767.17
- Dergi Adı: Mediterranean journal of infection, microbes & antimicrobials (Online)
- Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.105-112
- İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş: Achromobacter enfeksiyonları yüksek riskli hasta popülasyonlarında giderek daha sık tanımlanmaktadır; ancak mortalite ile ilişkili faktörlere dair veriler sınırlıdır. Bu çalışmada, erişkin hastalarda Achromobacter spp. enfeksiyonlarında 30 günlük mortalitenin klinik, mikrobiyolojik ve tedaviye ilişkin belirleyicilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif, tek merkezli çalışmaya 2016–2025 yılları arasında Achromobacter spp. enfeksiyonu tanısı alan ≥18 yaş erişkin hastalar dahil edilmiştir. Demografik özellikler, komorbiditeler, klinik şiddet parametreleri, mikrobiyolojik bulgular ve tedaviye ilişkin değişkenler analiz edilmiştir. Otuz günlük tüm nedenlere bağlı mortalitenin bağımsız belirleyicilerini saptamak amacıyla tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: Toplam 218 hasta çalışmaya dahil edilmiş olup 30 günlük mortalite oranı %18,3 olarak saptanmıştır. Çok değişkenli analizde, daha yüksek Charlson Komorbidite İndeksi skoru, septik şok varlığı ve etkene yönelik antimikrobiyal tedavinin gecikmiş başlanması (≥72 saat) mortalite ile bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur. Yaş ve immünsüpresif tedavi kullanımı, komorbidite yükü ile kolinearite göstermesi nedeniyle çok değişkenli modele dahil edilmemiştir. Karbapenem direnci, ne tek değişkenli ne de çok değişkenli analizlerde mortalite ile ilişkili bulunmamıştır. Sonuç: Achromobacter spp. enfeksiyonlarında mortalite, antimikrobiyal dirençten ziyade konak kırılganlığı, enfeksiyonun klinik şiddeti ve etkene yönelik tedavinin zamanlaması ile belirlenmektedir. Yüksek riskli bu hasta grubunda erken risk sınıflaması ve uygun hedefe yönelik tedavinin zamanında başlanması klinik sonuçların iyileştirilmesinde kritik öneme sahiptir.
Introduction: Achromobacter infections are increasingly recognized among high-risk patient populations; however, data regarding factors associated with mortality remain limited. This study aimed to evaluate the clinical, microbiological, and treatment-related predictors of 30-day mortality in adult patients with Achromobacter spp. infections. Materials and Methods: This retrospective, single-center study included adult patients (≥18 years) diagnosed with Achromobacter species infections between 2016 and 2025. Demographic characteristics, comorbidities, clinical severity parameters, microbiological findings, and treatment-related variables were analyzed. Univariable and multivariable logistic regression analyses were performed to identify independent predictors of 30-day all-cause mortality. Results: A total of 218 patients were included in the analysis, and the 30-day mortality rate was 18.3%. In the multivariable analysis, a higher Charlson comorbidity index score, the presence of septic shock, and delayed initiation of targeted antimicrobial therapy (≥72 hours) were independently associated with increased mortality. Age and the use of immunosuppressive therapy were excluded from the multivariable model because of collinearity with comorbidity burden. Carbapenem resistance was not associated with mortality in either the univariable or multivariable analyses. Conclusion: Mortality in Achromobacter spp. infections appears to be primarily driven by host vulnerability, disease severity, and the timing of targeted antimicrobial therapy rather than antimicrobial resistance alone. Early risk stratification and prompt initiation of appropriate targeted therapy are therefore critical for improving clinical outcomes in this high-risk population.