Metastatik Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserinde İkinci Basamak İmmünoterapide Sistemik İmmün-enflamatuvar İndeks ve Sistemik Enflamatuvar Yanıt İndeksinin Progresyonsuz Sağkalım ve Genel Sağkalıma Etkisi
Bağcılar Tıp Bülteni, cilt.11, sa.1, ss.108-123, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 11 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.4274/bmb.galenos.2026.70299
- Dergi Adı: Bağcılar Tıp Bülteni
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.108-123
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Sistemik enflamasyon, ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde (KHDAK) tümör progresyonu ve tedavi yanıtında önemli bir rol oynamaktadır. Enflamasyon temelli biyobelirteçler arasında sistemik immün-enflamasyon indeksi (SII) ve sistemik enflamatuvar yanıt indeksi (SIRI), son yıllarda prognostik araçlar olarak dikkat çekmiştir. Bu çalışma, ikinci basamak nivolumab tedavisi alan metastatik KHDAK hastalarında SII ve SIRI’nın progresyonsuz sağkalım (PFS) ve genel sağkalım (OS) üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Yöntem: İkinci basamak nivolumab tedavisi alan 216 metastatik KHDAK hastasının retrospektif analizi gerçekleştirildi. SII ve SIRI değerleri başlangıç hematolojik parametrelerden hesaplandı. Eğri altında kalan alan analizi ile optimal kesim noktaları belirlendi ve bu indekslerin OS ve PFS ile ilişkileri değerlendirildi. Metastatik dağılım, önceki tedavi yanıtı ve nivolumab kür sayısı gibi klinik değişkenler univaryant ve multivaryant Cox regresyon modellerine dahil edildi. Bulgular: Ortalama 24 aylık takip sonrasında medyan OS 27,7 ay, medyan PFS ise 12,6 ay olarak hesaplandı. SIRI için ≥2086 kesim değeri, artmış mortalite ve progresyon riski ile güçlü şekilde ilişkili bulundu. Buna karşın SII anlamlı bir ayırt edici değer göstermedi. Nivolumab kür sayısı, hastalık seyri ile ilişkili prognostik bir gösterge olarak değerlendirildi; daha az kür alabilen hastalarda daha kısa sağkalım gözlenmiştir. Ayrıca çoklu organ metastazı ve önceki tedavi sırasında progresyon, bağımsız kötü prognostik faktörler olarak saptandı. Sonuç: SIRI ve nivolumab kür sayısı, ikinci basamak immünoterapi alan metastatik KHDAK hastalarında sağkalım ile ilişkili, klinik olarak uygulanabilir prognostik parametreler olarak değerlendirilebilir. SII’nın anlamlı prognostik katkı sağlamaması, bu tedavi bağlamında SIRI’nın daha güvenilir bir enflamasyon temelli belirteç olabileceğini düşündürmektedir. Bulgular, enflamatuvar indekslerin klinik parametrelerle birlikte kullanılarak risk sınıflamasının iyileştirilebileceğini ve hasta yönetiminin optimize edilebileceğini göstermektedir.
Objective: Systemic inflammation plays a key role in tumor progression and treatment response in advanced non-small cell lung cancer (NSCLC). Among inflammation-based biomarkers, the systemic immune-inflammation index (SII) and systemic inflammatory response index (SIRI) have recently gained attention as potential prognostic tools. This study aimed to evaluate the prognostic impact of SII and SIRI on progression-free survival (PFS) and overall survival (OS) in metastatic NSCLC patients receiving second-line nivolumab. Method: A retrospective analysis was conducted in 216 patients with metastatic NSCLC who were treated with second-line nivolumab. Baseline hematologic parameters were used to calculate SII and SIRI. Receiver operating characteristic analysis was used to determine optimal cut-off values, and associations between these values and OS and PFS were examined. Clinical variables—including metastatic distribution, response to prior therapy, and nivolumab cycle number—were incorporated into univariate and multivariate Cox regression models. Results: Median OS and PFS were 27.7 and 12.6 months, respectively, with a median follow-up of 24 months. A SIRI cut-off of ≥2086 was strongly associated with increased mortality and progression risk, while SII demonstrated no significant discriminatory value. An association was observed between the number of nivolumab cycles and survival outcomes, with shorter survival among patients who received fewer cycles. Additionally, the presence of multiorgan metastases and disease progression during prior treatment independently predicted worse outcomes. Conclusion: SIRI and the nivolumab cycle count appear to be clinically relevant parameters associated with survival outcomes. The lack of prognostic significance for SII suggests that SIRI may be a more reliable inflammation-based marker in this treatment setting. These findings highlight the potential of integrating inflammatory indices with clinical parameters to refine risk stratification and optimize patient management.