BPPV'Lİ HASTALARIN DEMOGRAFİK VE KLİNİK ÖZELLİKLERİ: BPPV İNSİDANSI VE ALT GRUP ANALİZİ ÜZERİNE RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA
XII. Uluslararası Katılımlı Odyoloji & Konuşma Bozuklukları Kongresi, Ankara, Türkiye, 9 Ekim - 11 Kasım 2024, ss.52, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.52
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş: Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV), baş hareketleriyle tetiklenen ve kısa süreli baş dönmesi ataklarıyla karakterize edilen en yaygın periferik vestibüler bozukluklardan biridir. Amaç: Çalışmanın amacı, BPPV'nin genel baş dönmesi vakalarındaki oranını ve bu hastalığın farklı klinik yansımalarını ortaya koymaktır. Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, bir yıl boyunca baş dönmesi şikayetiyle özel kulak burun boğaz kliniğine başvuran 1048 hastada BPPV insidansı ve bu hastaların demografik ve klinik özellikleri incelenmiştir. Ayrıca, BPPV tanısı alan hastalar alt gruplara ayrılarak, bu grupların özellikleri detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Hastalar Thomas Richard Vitton (TRV) koltuğu, videonistagmografi (VNG) ve video baş ittirme testi (vHIT) testleri ile değerlendirildi. Bulgular: Kliniğe baş dönmesi şikâyeti ile gelen 1048 kişinin %30’unda (318 kişi) herhangi bir periferik vestibüler patolojiye rastlanmadı. Geriye kalan 730 hastanın %63’ünde (460 kişi) BPPV gözlenmiştir. BPPV yaşayan hastaların yaş ortalaması 50,92±15,65’tir. Bu hastaların %54’ü (247 kişi) unilateral posterior kanal, %18’i (82 kişi) unilateral horizontal kanal, %13’ü (63 kişi) bilateral posterior kanal, %12’si (54 kişi) unilateral posterior-horizontal kanal, %3’ü (10 kişi) bilateral posterior-horizontal kanal ve yalnızca 1 kişide anterior kanal BPPV bulundu. Bu hastaların vertigo/nistagmusu farklı günlerde yapılan ortalama 1.7 tedavi manevrası ile yok oluyor. Sonuç: Bu çalışma, baş dönmesi şikayetiyle kliniğe başvuran hastalarda BPPV'nin sanılandan daha yüksek bir insidansa sahip olduğunu göstermektedir. Özellikle posterior kanal BPPV en sık görülen formdur. Tedaviye yanıtın, ortalama 1.7 manevra ile olumlu sonuçlanması, BPPV’nin tedaviye iyi yanıt veren bir vestibüler bozukluk olduğunu bir kez daha vurgulamaktadır. Bu bulgular, baş dönmesi şikâyeti ile başvuran hastalarda BPPV tanısını göz önünde bulundurmasının önemini göstermektedir.
Objective: This study aimed to identify the incidence of BPPV among dizziness cases and analyze its clinical variations. Method: In this retrospective study, 1048 patients with dizziness over one year were evaluated for BPPV incidence and their demographic and clinical characteristics. The patients were assessed using a TRV chair, VNG, and vHIT tests. BPPV-diagnosed patients were subdivided, and group characteristics were analyzed. Results: No peripheral vestibular pathology was found in 30% (318 patients) of the 1048 dizziness cases. BPPV was observed in 63% (460 patients) of the remaining 730 patients, with a mean age of 50.92±15.65 years. Among them, 54% (247 patients) had unilateral posterior canal BPPV, 18% (82 patients) had unilateral horizontal canal BPPV, 13% (63 patients) had bilateral posterior canal BPPV, %12 (54 patients) had unilateral posterior-horizontal canal and 3% (10 patients) had bilateral posteriorhorizontal canal BPPV and only one patient had unilateral anterior canal BPPV. The average resolution of vertigo/nystagmus occurred after 1.7 therapeutic maneuvers. Conclusion: The study indicates a high prevalence of BPPV in patients with dizziness, especially posterior canal BPPV. The positive response to treatment with a small number of maneuvers underscores the effectiveness of BPPV therapy, highlighting the need for clinicians to consider BPPV in dizziness cases.