Görünmeyen Bir Hasta Güvenliği Riski: Hastanede Yatan Hastalarda Antimikrobiyal ile İlişkili Potansiyel İlaç-İlaç Etkileşimlerinin Nokta Prevalans Analizi
Mediterranean journal of infection, microbes & antimicrobials (Online), sa.2026, ss.299-307, 2026 (ESCI, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 2026
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.4274/mjima.galenos.2026.261020
- Dergi Adı: Mediterranean journal of infection, microbes & antimicrobials (Online)
- Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.299-307
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Hayır
Özet
Giriş: Antimikrobiyal ile ilişkili potansiyel ilaç-ilaç etkileşimleri (pİİE), özellikle polifarmasi varlığında, hastanede yatan hastalarda önemli ancak sıklıkla gözden kaçan bir hasta güvenliği sorunudur. Bu çalışmada, hastanede yatan erişkin hastalarda antimikrobiyal ile ilişkili pİİE’lerin nokta prevalansı, risk faktörleri ve dağılımının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel nokta prevalans çalışması, 4 Mart 2026 tarihinde üçüncü basamak bir eğitim ve araştırma hastanesinde gerçekleştirildi. En az bir sistemik antimikrobiyal ajan ile birlikte en az bir ek sistemik ilaç kullanan erişkin yatan hastalar çalışmaya dahil edildi. Potansiyel ilaç–ilaç etkileşimleri, UpToDate® Lexicomp® Drug Interactions Online Database kullanılarak değerlendirildi. C, D ve X kategorisindeki etkileşimler pİİE olarak kabul edildi. pİİE gelişimiyle ilişkili bağımsız belirleyicileri saptamak amacıyla tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 375 hastanın 112’sinde (%29,9) en az bir antimikrobiyal ile ilişkili pİİE saptandı. Toplam 205 pİİE çifti tespit edildi; bunların %68’i C kategorisi (tedavinin izlenmesi önerilen), %27’si D kategorisi (tedavide değişiklik yapılması önerilen) ve %5’i X kategorisi (kombinasyondan kaçınılması gereken) etkileşimlerden oluşuyordu. Genel olarak en sık ilişkili ajanlar seftriakson (n = 44), klaritromisin (n = 33) ve levofloksasin (n = 18) iken; klinik açıdan daha yüksek riskli D ve X kategorisi etkileşimlerde klaritromisin (n = 18), sefuroksim aksetil (n = 17), linezolid (n = 9) ve kinolonlarla (toplam n = 7) ilişkiliydi. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde toplam ilaç sayısı, pİİE gelişiminin en güçlü bağımsız belirleyicisi olarak saptandı (olasılık oranı: 1,40, %95 güven aralığı: 1,28-1,54; p < 0,001). Sonuç: Antimikrobiyal ile ilişkili pİİE’ler, hastanede yatan erişkin hastaların %29,9’unda saptanmış olup, belirlenen etkileşimlerin %32’si D veya X kategorisinde sınıflandırıldı. Klinik açıdan daha önemli D ve X kategorisi etkileşimler özellikle klaritromisin, sefuroksim aksetil, linezolid ve kinolonlarla ilişkiliydi. Bu bulgular, özellikle çoklu ilaç kullanan hastalarda antimikrobiyal ilişkili ilaç-ilaç etkileşimlerinin sistematik olarak taranmasının, antimikrobiyal yönetim ve hasta güvenliği uygulamalarının önemli bir bileşeni olması gerektiğini göstermektedir.
Introduction: Antimicrobial-related potential drug-drug interactions (pDDIs) represent an important yet often underrecognized patient safety concern among hospitalized patients, particularly those receiving multiple medications. This study assessed the point prevalence, risk factors, and distribution of antimicrobial-related pDDIs among hospitalized adult patients. Materials and Methods: This cross-sectional point prevalence study was conducted on March 4, 2026, at Şişli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital. Adult inpatients receiving at least 1 systemic antimicrobial agent and at least 1 additional systemic medication were included. Potential drug–drug interactions were assessed using the UpToDate® Lexicomp® Drug Interactions Online Database. Interactions classified as category C, D, or X were considered pDDIs. Univariable and multivariable logistic regression analyses were performed to identify independent predictors of pDDIs. Results: Among the 375 included patients, at least 1 antimicrobial-related pDDI was identified in 112 patients (29.9%). A total of 205 pDDI pairs were detected, of which 68% were category C (monitor therapy), 27% were category D (consider therapy modification), and 5% were category X (avoid combination) interactions. Overall, ceftriaxone (n = 44), clarithromycin (n = 33), and levofloxacin (n = 18) were the most frequently implicated agents. Clinically higher-risk category D and X interactions were predominantly associated with clarithromycin (n = 18), cefuroxime axetil (n = 17), linezolid (n = 9), and quinolones overall (n = 7). In the multivariable logistic regression analysis, the total number of medications was the strongest independent predictor of pDDIs (odds ratio, 1.40; 95% confidence interval, 1.28-1.54; p < 0.001). Conclusion: Antimicrobial-related pDDIs were identified in 29.9% of hospitalized adult patients, with 32% of the identified pDDI pairs classified as category D or X interactions. Higher-risk interactions were predominantly associated with clarithromycin, cefuroxime axetil, linezolid, and quinolones. Routine screening for antimicrobial-related DDIs should be integrated into antimicrobial stewardship programs to enhance medication safety, particularly for patients receiving multiple medications.