Antihipertansif İlaç Kullanımının Lipid Düzeylerine Etkisi


KAYIR N., AĞ M. B., TANER N.

13. Uluslararası Tıp ve Sağlık Bilimleri Araştırmaları Kongresi UTSAK, Ankara, Turkey, 27 August 2023, vol.1, pp.75-76

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • Volume: 1
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.75-76
  • Istanbul Medipol University Affiliated: Yes

Abstract

Hypertension is defined as a systolic blood pressure greater than 140 mmHg and a diastolic blood pressure greater than 90 mmHg. Hypertension can be treated pharmacologically/nonpharmacologically. It is known that hypertension and dyslipidemia are among the risk factors responsible for cardiovascular disease. The coexistence of high blood pressure and high serum cholesterol levels may increase the risk of cardiovascular disease. In our study, we aimed to show the effect of these drugs on serum lipid (HDL, LDL, TG) values in patients using antihypertensive drugs. Our study was planned retrospectively. Necessary ethics committee approval was obtained from Istanbul Medipol University Non-Interventional Clinical Research Ethics Committee unit. The data were obtained using the Compass database of Istanbul Medipol Mega University Hospital. 100 patients over the age of 18, of both sexes, were included in the study. Laboratory parameters of patients using antihypertensive drugs were examined and serum lipid levels were recorded. The recorded data were interpreted as low/high compared to the reference ranges with the SPSS 15.0 program. In some studies in the literature, it has been shown that antihertensive treatment does not have a negative effect on serum lipid levels. As a result of our study, it was determined that LDL, which is known as bad cholesterol among the people, and TG value were low. On the contrary, HDL was expected to be high, but low values were measured, but there was no data that could be considered significant. Therefore, when we looked at the statistically significant statistics, it was seen that our study did not conflict with the literature in this area and was correlated with many studies. Pharmacological treatment of hypertension has generally been shown to be effective in lowering blood pressure, reducing the risk of coronary artery disease and its metabolic side effects. As a result, it has been shown in our study, as in other articles, that antihypertensive treatment does not have a negative effect on the lipid profile. Studies have shown that drugs used in antihypertensive therapy have not only blood pressure lowering effects but also positive effects on cardiovascular events.

Hipertansiyon, sistolik kan basıncının 140 mmHg ve diyastolik kan basıncının 90 mmHg basıncından yüksek olması olarak tanımlanır. Hipertansiyon farmakolojik/non farmakolojik olarak tedavi edilebilir. Kardiyovasküler hastalıktan sorumlu olan risk faktörleri arasında hipertansiyon ve dislipideminin olduğu bilinmektedir. Kan basıncı yüksekliği ve yüksek serum kolesterol seviyelerinin bir arada bulunması, kardiyovasküler hastalık riskininin artmasına sebep olabilir. Çalışmamızda antihipertansif ilaç kullanan hastalarda bu ilaçların serum lipit (HDL, LDL, TG) değerlerine olan etkisini göstermeyi amaçladık. Çalışmamız retrospektif olarak planlanmıştır. İstanbul Medipol Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurul biriminden gerekli etik kurul onayı alınmıştır. Veriler, İstanbul Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nin Pusula veri tabanı kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmaya 18 yaş üstü, her iki cinsiyetten 100 hasta dahil edilmiştir. Antihipertansif ilaç kullanan hastaların laboratuvar parametreleri incelenmiş ve serum lipit düzeyleri kaydedilmiştir. Kaydedilen veriler SPSS 15.0 programı ile referans aralıklara göre düşük/yüksek olarak yorumlanmıştır. Literatürde bazı çalışmalarda antihertansif tedavinin, serum lipid düzeylerine olumsuz etkisinin olmadığı gösterilmiştir. Bizim çalışmamız sonucunda da halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL’nin ve TG değerinin düşük olduğu tespit edildi. HDL’de ise tersi olarak yüksek çıkması beklenirken düşük değerler ölçüldü ancak anlamlı sayılabilecek veri sayısı yoktu. Bu yüzden anlamlı olan istatistiklere baktığımızda çalışmamızın bu alanda literatürle çelişmediği, birçok çalışma ile korele olduğu görüldü. Hipertansiyonun farmakolojik tedavisi genel olarak kan basıncını düşürmede, koroner arter hastalığı riskini ve metabolik yan etkilerini azaltmakta etkili olarak görülmüştür. Sonuç olarak antihipertansif tedavinin lipit profili üzerinde olumsuz etkisinin olmadığı incelenen diğer makalelerde de olduğu gibi bizim çalışmamızda da gösterilmiştir. Antihipertansif tedavide kullanılan ilaçların sadece kan basıncını düşürme etkileri değil kardiyovasküler olaylarda da olumlu etkileri bulunduğu çalışmalarca gösterilmiştir.