HIV Pozitif Bireylerde JC Polyomavirüs Genotipleri ve VP1 Mutasyonlarının Araştırılması


Aydoğan O., Gözün Şaylan E., Mete B., İnkaya A. Ç., Güven Ö.

8. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 19 - 23 Kasım 2025, ss.1, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1
  • İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet

Özet


Giriş-Amaç: JC polyomavirüs (JCPyV), latent olarak persiste olabilen ve immünsüpresyon durumlarında reaktive olarak progresif multifokal lökoensefalopati (PML) gibi ölümcül komplikasyonlara neden olabilen bir DNA virüsüdür. HIV ile yaşayan bireylerde JCPyV enfeksiyonunun yaygınlığı ve moleküler özellikleri tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu çalışmada, Türkiye’de HIV pozitif bireylerde JCPyV virürisinin prevalansını, VP1 gen bölgesine ait varyantları, genotip dağılımını ve PML ile ilişkili potansiyel mutasyonları araştırmak amaçlanmıştır.
Gereç-Yöntem: Çalışmamızda 107 HIV pozitif birey ve 77 sağlıklı birey dahil edildi. İdrar ve plazma örneklerinden viral DNA'lar izole edildi. qPCR ile JCPyV DNA varlığı ve kantitasyonu, plazma ve idrar örneklerinde valide Bosphore®JCPyV Quantification Kitv1 kullanılarak değerlendirildi. PML örnekleri, JCPyV varlığını hassas biçimde saptamak amacıyla QIAcuity® dijital PCR sistemi ile analiz edildi. VP1 gen bölgesinin 648 bp’lik bölgesi klasik PCR ile çoğaltıldı ve Sanger dizileme ile sekanslandı. Elde edilen sekanslar MEGA11 yazılımında filogenetik analiz için hizalandı; genotip tayini Neighbor-Joining yöntemiyle, 1000 bootstrap değeriyle yapıldı.
Bulgular: HIV pozitif bireylerin %46’sında ve sağlıklı bireylerin %18,18’inde JCPyV virürisi saptandı. Erkek cinsiyet ve HIV pozitiflik, bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi (p<0.05). JCPyV DNA, HIV pozitif bireylerin %3,73’ünün plazmasında da tespit edildi. VP1 gen bölgesinde 74. pozisyonda K→R; 92. pozisyonda E→D; 116. pozisyonda T→S; 127. pozisyonda T→A; 133. pozisyonda G→A mutasyonları saptandı. PML ile ilişkili kritik mutasyonlar (pozisyon 54&59) saptanmadı. Filogenetik analizde, GIV (%37,5), GI (%31,5) ve GII (%31,5) genotipleri arasında kümelenme gözlenmiş olup, izolatlarımız GIV-f, GIV-a/b, GI.1-e ve GII-a/b kladlarında toplanmıştır (Şekil 1).
Sonuç: Çalışmamız, Türkiye’de HIV pozitif bireylerde JCPyV genotiplerine dair ilk moleküler epidemiyolojik verileri sunmaktadır. Genotip dağılımı birçok Avrupa ülkesinden bildirilen veriler ile benzer olmasına rağmen Genotip IV’ün baskın olması, Avrupa dışı varyantların da Türkiye popülasyonunda dolaşımda olabileceğine işaret etmektedir. JCPyV VP1 proteininde gerçekleşen mutasyonların virüsün bağlanma ve antikor yanıtında değişim oluşturması, böbrekte zararsız bir misafirlikten beyinde ölümcül bir hastalığa geçiş yaratabilmektedir. Bu nedenle riskli grupları koruma amaçlı VP1 bölgesine yönelik aşı ya da terapötik monoklonal antikor geliştirme çalışmaları için hasta gruplarındaki VP1 farklılıklarına dair verilerin eldesi büyük önem taşımaktadır.