Is Biopsy Absolutely Necessary For Osteoid Osteomas Treated with Percutaneous Ablation?


Creative Commons License

GÜLENÇ B., GÜNGÖREN Z., EROL C., BÜLBÜL A. M.

Bakırköy Tıp Dergisi, vol.15, no.4, pp.352-356, 2019 (Scopus) identifier identifier identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 15 Issue: 4
  • Publication Date: 2019
  • Doi Number: 10.4274/btdmjb.galenos.2019.20181010013541
  • Journal Name: Bakırköy Tıp Dergisi
  • Journal Indexes: Scopus, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.352-356
  • Keywords: Osteoid osteoma, percutaneous ablation, biopsy, recurrence
  • Istanbul Medipol University Affiliated: Yes

Abstract

Objective: Osteoid osteoma is a common bone tumor with a benign character. Patients present to orthopedics clinic with irritating nocturnal pain and many of them have a long history of complaints at the time of diagnosis. Its management is mainly conservative although surgical treatment is more effective at alleviating pain and removing tumor. In the last 20 years percutaneous ablation has been safely used with minimum risk, especially for bony regions that are risky for surgical access. Whereas some radiologists perform ablation after taking biopsy from nidus, some others directly proceed with ablation. The aim of the present study was to assess the effect of biopsy result on osteoid osteoma management and its implication on clinical practice. Methods: This study retrospectively involved 10 patients who underwent percutaneous ablation for osteoid osteoma at our clinic between January 2013 and December 2016. All patients were biopsied before the intervention. Those who did not undergo biopsy sampling before the intervention, who were lost to follow-up, and who were diagnosed with conditions other than osteoid osteoma were excluded. Biopsy results and images were obtained retrospectively. The clinical outcomes, recurrence rates, and treatment costs were compared between patients with positive and negative biopsy results. Results: This study involved 10 patients with a mean age of 17.3 (4-35) years. All patients were followed for at least 2 years, and the recurrence and symptom statuses were questioned via telephone interview. A nidus establishing the diagnosis of osteoid osteoma was seen in 7 out of 10 patients. No patient developed lesion recurrence by the end of a 2-year follow-up period, nor any of them suffered persistent pain after the procedure. Patients with and without nidus showed no significant differences with respect to clinical course and recurrence rate.
Amaç: Osteoid osteoma, sık görülen ve benign karakterde bir kemik tümörüdür. Hastalar, rahatsız edici gece ağrıları ile ortopedi kliniğine başvururve çoğu tanı konulduğunda uzun süreli şikayetlere sahiptir. Tedavisinde konservatif izlem yapılabileceği gibi cerrahi tedavi akut olarak ağrınınkesilmesinde ve tümörün vücuttan uzaklaştırılmasında daha etkilidir. Son 20 yıl içerisinde özellikle cerrahi ulaşım açısından riskli konumda bulunanbölgelerde perkütan ablasyon tedavisi minimum risk içeriği ile güvenle kullanılmaktadır. İşlem öncesi radyologların bir kısmı nidustan biyopsialdıktan sonra ablasyon yaparken bir kısmı ise direkt ablasyon işlemini gerçekleştirmektedir. Çalışmanın amacı osteoid osteoma tanısı ile perkütanablasyon yapılmasına karar verilen hastalarda biyopsi sonucunun etkinliği ve kliniğe yansımasını değerlendirmektir.Yöntemler: Retrospektif olarak planlanan çalışmaya Ocak 2013-Aralık 2016 arasında kliniğimizde osteoid osteoma tanısı ile perkütan ablasyonyapılan 10 hasta dahil edildi. Tüm hastalara girişim öncesi biyopsi yapılmıştı. İşlem öncesi biyopsi yapılmayan hastalar, takipten çıkan hastalar vebiyopsi sonucunda osteoid osteoma tanısı dışında tanı alan hastalar çalışmadan çıkarıldı. Hastaların biyopsi sonuçları ve görüntüleri retrospektifolarak elde edildi. Biyopsi sonucu pozitif ve negatif olan hastaların klinik sonuçları, nüks oranları ve maliyetleri karşılaştırıldı.Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 10 hastanın ortalama yaşı 17,3 (4-35) idi. Tüm hastalar en az iki yıl süre ile takip edilerek nüks edip etmediğive şikayetlerinin devam edip etmediği telefon ile sorgulandı. Yedi hastada biyopsi sonucu osteoid osteoma tanısı koyduran nidus görülürken, 3hastada ise nidus görüntüsü görülmedi. Tüm hastalarda iki yıllık takip içerisinde nüks görülmezken, hiçbir hastada işlem sonrası sebat eden ağrıgörülmedi. İstatistiksel olarak nidus görülen ve görülmeyen hastalar arasında klinik ve nüks açısından anlamlı fark görülmedi.Sonuç: Osteoid osteoma tedavisinde perkütan ablasyon etkin olarak kullanılabilecek ve yüksek oranlarda kür sağlama potansiyeli olan biryöntemdir. İşlem öncesi yapılan biyopsinin pozitif veya negatif oluşunun, hastaların klinik gidişi ve nüks üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.