Tirotoksik Periyodik Paralizi: Nadir Görülen Bir Hiperaktivite
7. Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Kongresi , Muğla, Türkiye, 24 Eylül 2025 - 28 Eylül 2026, ss.1, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Muğla
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.1
- İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
SS-4 Tirotoksik Periyodik Paralizi: Nadir Görülen Bir Hiperaktivite
Rıdvan Sivritepe1 , Rana Basat2 , Zeynep Su Okur3 , Yaren Yapıcı3
1İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı / Pendik Hastanesi
2Özel Saint Benoît Fransız Lisesi, İstanbul
3Tenzile Erdoğan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
Amaç: Tirotoksik periyodik paralizi (TPP), nadir görülen fakat yaşamı tehdit eden bir durumdur. Genellikle
hipertiroidili genç erkeklerde ani gelişen hipokalemik paralizi atakları ile seyreder. Batı toplumlarında nadir
görülmesi nedeniyle tanı sıklıkla gecikir. Bu olguda, ilk başvuru semptomu alt ekstremite paralizisi olan ve
tirotoksikozla ilişkili hipokalemik paralizi tanısı alan 39 yaşındaki erkek hastayı sunduk.
Gereç ve Yöntem: 39 yaşında erkek hasta, sabaha karşı bacaklarında ani kuvvetsizlik ve yürüyememe şikayetiyle
acil servise başvurdu. Bilinç açık, vital bulgular stabildi. Nörolojik muayenede alt ekstremitelerde 2/5 kas gücü,
üst ekstremitelerde 5/5 kas gücü mevcuttu. Derin tendon refleksleri azalmıştı. Kan gazında pH 7.40, HCO3:22
mmol/L; biyokimyasal tetkiklerinde potasyum:2.0 mmol/L, magnezyum:1.4 mg/dL; glukoz, sodyum ve kalsiyum
düzeyleri normaldi. EKG’de U dalgaları ve hafif QT uzaması mevcuttu. Hasta daha önce benzer bir atağı
yaşamadığını, ancak son haftalarda aşırı terleme, sinirlilik, kilo kaybı ve çarpıntı yaşadığını belirtti. TSH:<0.001
µIU/mL (Ref:0.4–4.0), fT4:4,1 ng/dL (Ref:0.9–1.7), fT3:12.3 pg/mL (Ref:2.0–4.4) olarak saptandı. Hasta interne
edildi. Nöroloji ile de konsutle edilip kraniyal görüntülemeler ve EMGsi yapıldı normal sonuçlandı. Hastaya
yavaş infüzyon potasyum replasmanı yapıldı. Paralizi yaklaşık 12 saat içinde geriledi. TSH reseptör antikorları
yüksek saptandı. Tiroid USG’de hipoekoik-hipervaskülarize tiroid dokusu izlendi. Hastada graves hastalığına
bağlı tirotoksik periyodik paralizi düşünüldü. Antitiroid tedavi metimazol 2*5 mg ve propranolol 40 mg 2*1/2
başlandı. Bir ay içinde tirotoksikoz kontrol altına alındı ve yeni paralizi atağı yaşanmadı.
Bulgular: TPP, özellikle Asya popülasyonlarında sık ancak beyaz ırkta nadir görülen bir hastalıktır. Erkeklerde
daha sık görülmesi dikkat çekicidir. Hiperadrenerjik durumlarda potasyumun hücre içine ani geçişi, hipokalemi
ve paralizi ile sonuçlanır. EKG bulguları tanıda yardımcı olabilir. TPP’li hastalarda hızlı potasyum replasmanı
gerekse de, tirotoksikoz düzeltilmeden semptomların tamamen kontrolü sağlanamaz. Bu nedenle kalıcı tedavide
tiroid hormon seviyelerinin normalleştirilmesi esastır.
Sonuç: Tirotoksikozun nöromüsküler yansımaları nadir ama ciddi olabilir. Ani gelişen paralizi ataklarında,
özellikle genç erkeklerde tirotoksikoz ayırıcı tanıda akılda tutulmalıdır. Erken tanı, gereksiz tetkikleri önler ve
prognozu olumlu yönde etkiler.
Anahtar Kelimeler : Hipertiroidizm , Hipokalemi , Hipomagnezemi , Tirotoksik Periyodik Paralizi