AN EVALUATION ON THE THEFT OF DIGITAL CURRENCIES IN BANK ACCOUNTS


Yılmaz E.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi – Ceza Hukuku Günleri – III Yargıtay 2. Ceza Dairesi Kararlarının Değerlendirilmesi Sempozyumu, İzmir, Turkey, 6 - 07 April 2023, pp.257-274

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: İzmir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.257-274
  • Istanbul Medipol University Affiliated: Yes

Abstract

The unauthorized transfer of digital currency, which is held in a bank account, to another account through internet banking is one of the most common crimes. The question of which typical category these crimes fall under in the Turkish Criminal Code is an important topic of discussion in both judicial decisions and doctrine. According to the view supported by some scholars in the doctrine and adopted by the consistent jurisprudence of the Court of Cassation since 2009, digital currency theft should be considered equivalent to cash theft and evaluated in the context of theft crimes. According to the opposing view, which is based on the fact that the subject of the theft crime is a movable, physical property, such acts constitute the crime of obtaining unfair advantage through information systems (TCC art. 244/4). According to a third perspective, the transfer of bank Money (digital Money) that should be characterized as "right to claim" does not constitute a violation of any crime according to TCC. Our study contends that owing to the ontological nature of money, it occupies a distinct position vis-à-vis other commodities, serves a function based solely on its value, and the subject of both cash and digital currency theft is “value”. In our opinion, just as the object of the theft crime is not paper or metal in cases where paper or metallic currency is stolen, in digital currency theft, the object of the crime is not data. In both cases, the object of the crime is the stolen money, that is, the economic value.

Bir banka hesabında bulunan kaydî (dijital) paraların internet bankacılığı marifetiyle hukuka aykırı olarak bir başka hesaba aktarılması sık işlenen fiillerin başında gelmektedir. Bu fiillerin Türk Ceza Kanunu’nda hangi tipik tanıma girdiği meselesi ise gerek yargı kararlarında gerek doktrinde önemli bir tartışma konusunu teşkil etmektedir. Doktrinde bazı yazarlar tarafından savunulan ve 2009 yılında itibaren Yargıtay’ın müstakar içtihadında benimsenen görüşe göre dijital para hırsızlığı, nakit para hırsızlığıyla eş değerli kabul edilmeli ve hırsızlık suçu bağlamında değerlendirilmelidir. Hırsızlık suçunun konusunun taşınır, cismanî bir mal olduğundan hareket eden karşıt görüşe göre, bu neviden fiiller, bilişim sistemleri aracılığıyla haksız yarar sağlama suçunu (TCK m. 244/4) teşkil etmektedir. Üçüncü bir görüşe göre ise, alacak hakkı niteliğindeki dijital paraların aktarılması herhangi bir suç tanımına uymamaktadır.  Çalışmamızda, paranın sahip olduğu ontolojik mahiyet dolayısıyla diğer eşyalara göre farklı bir konumda bulunduğu, salt değeri itibariyle işleve sahip olduğu ve nakit para hırsızlığı ile dijital para hırsızlığının konusunun “değer”den ibaret olduğu fikri savunulmaktadır. Kanaatimizce, kağıt veya madeni paraların çalındığı durumlarda hırsızlık suçunun konusunu kağıt veya metal oluşturmadığı gibi dijital para hırsızlığında da suçun konusu veri değildir. Her iki durumda da suçun konusu çalınan para, yani ekonomik değerdir. Dolayısıyla, kağıt ve madeni para hırsızlığı hakkında uygulanan hırsızlık suçu hükümleri, dijital para hırsızlığı hakkında da tatbik edilebilir.