Sağlık Ekonomisi Bağlamında Tıbbi Çöller: Türkiye ve AB’de Karşılanmamış Sağlık İhtiyaçları ve Eşitsizlikler


Kalaycı Oflaz N., Özen O.

ULUSAL İDARİ, SOSYAL VE BEŞERİ BİLİMLER AKADEMİK KONGRESİ, İzmir, Türkiye, 10 - 12 Ekim 2025, cilt.1, ss.38-39, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.38-39
  • İstanbul Medipol Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Tıbbi çöller, sağlık hizmetlerine erişimde coğrafi, finansal ve organizasyonel engellerin yoğun olduğu bölgeleri ifade eden bir kavramdır. Her ne kadar coğrafi bir vurgu taşısa da yetersiz insan kaynağı, sağlık tesisleri, uzun bekleme süreleri, yüksek maliyetler ve sağlık hizmetlerine erişimde zorluklara neden olan sosyo-kültürel faktörleri de içermektedir. Tıbbi çöllerin neden olduğu sağlık eşitsizlikleri Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde önemli bir problem olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı tıbbi çöllerin sağlık hizmetlerine erişimde yol açtığı eşitsizlikleri analiz etmektir. Literatür taraması ve ikincil veri analizi yoluyla, tıbbi çöllerin sonuçları üç boyutta incelenmiştir. Bunlar: finansal eşitsizlikler, coğrafi eşitsizlikler ve organizasyonel eşitsizliklerden oluşmaktadır. Çalışmada Türkiye, AB ve AB’ye aday ülkelerin 2024 yılına ilişkin Eurostat verilerinden yararlanarak kesitsel bir analiz yapılmıştır. Karşılanmamış sağlık hizmetleri ihtiyaçları, sağlık eşitsizlikleri ve tıbbi çöller arasındaki ilişki sağlık ekonomisi perspektifiyle ele alınmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, düşük gelir gruplarında yüksek maliyetleri nedeniyle karşılanamayan sağlık hizmetleri ihtiyaçlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca, sağlık hizmetlerinin yüksek maliyetli olması, hizmetlerin uzak mesafede olması ve uzun bekleme süreleri tüm ülkelerde yoksulluk riski altındaki bireylerde sağlık hizmetlerine erişimi sınırlamaktadır. Yoksulluk riski altında bulunan nüfus için katastrofik sağlık harcaması riski artarken bu durum ülkeler açısından evrensel sağlık kapsayıcılığı hedefinden uzaklaşılmasına da neden olabilmektedir. Türkiye ise yüksek maliyetler, ulaşım güçlüğü ve bekleme süresinin uzunluğu gibi engellerin AB ortalamasına göre daha sınırlı olduğu bir ülke olarak öne çıkmaktadır. Sonuç olarak, tıbbi çöller yalnızca sağlıkta eşitsizlik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal açıdan da yük oluşturan bir sorun olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle AB’de evrensel sağlık kapsayıcılığına ilişkin politikaların ve yoksullukla mücadele programlarının sağlık hizmetlerine erişimi artırıcı yönde desteklenmesi ve güçlendirilmesi gerekmektedir. Gelecek çalışmalar için ulusal düzeyde eşitsizliğe neden olan tıbbi çöllerin kökenlerinin tespit edilmesi önerilmektedir.