Relationship Between Learning Styles and Self-Directed Learning Readiness of Nursing Students and Affecting Factors


DOĞAN P., TARHAN M., SUNAL N.

Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Elektronik Dergisi, vol.11, no.3, pp.233-240, 2018 (Peer-Reviewed Journal) identifier

Abstract

Background: In the increasing academic achievement of nursing students are thought being effective of levels self-directed learning readiness well as learning styles. Objectives: From this point of view the study was conducted to determine the affecting factors and relationship between learning styles and self-directed learning readiness. Methods: The descriptive-correlational study was carried out on 411 students studying in a nursing department of a foundation university in Istanbul. A questionnaire form consisted of Personal Information Form, Kolb Learning Style Questionnaire and Self-Directed Learning Readiness Scale was used as data collection tool. Results: While the learning styles of the students were determined to be predominantly assimilator (28.2%) and converger (27.3%) learning styles, it was found significant difference between class levels and learning styles (p < 0.05). While The total average score of the SDRL scale was determined to 162.52 ± 26.63, it was found significant difference between class levels, age groups and SDRL mean scores (p < 0.05). There was no significant relationship between KLSQ and SDRL mean scores (r < 0.25, p > 0.05). Conclusion: The results of the study showed that there was no relationship between learners' learning styles and self-learning outcomes while students showed that learning styles were predominantly assimilator and converger learning styles. In the direction the results, it is thought be an important step of innovative learning methods such as simulation to be structured according to the learning styles of the students for raising qualified nurses.
Giriş: Hemşirelik öğrencilerinin, akademik başarılarının arttırılmasında öğrenim stillerinin yanında kendi kendine öğrenmeye hazır oluşluk düzeylerinin de etkili olduğu düşünülmektedir. Amaç: Çalışma, hemşirelik öğrencilerinin öğrenme stilleri ile kendi kendine öğrenmeye hazır oluşluk düzeyleri arasındaki ilişki ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Yöntem: Tanımlayıcı-ilişki arayıcı nitelikteki çalışma, İstanbul’da bir üniversitesinin hemşirelik bölümünde öğrenim gören 411 öğrenci ile gerçekleştirildi. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri (KÖSE) ve Kendi Kendine Öğrenmeye Hazıroluş Ölçeği(KKÖHO) ile veriler toplandı. Bulgular: Öğrencilerin, ağırlıklı olarak özümseyen (%28.2) ve ayrıştıran (%27.3) öğrenme stiline sahip olduğu belirlenirken, sınıf düzeyleri ile öğrenme stilleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p < 0.05). Öğrencilerin KKÖHÖ’nden aldıkları puan ortalaması 162.52 ± 26.63 olarak saptanırken, yaş grupları ve sınıf düzeyi ile puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptandı (p < 0.05). Öğrencilerin KÖSE ve KKÖHÖ’nden aldıkları sıra ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (r < 0.25, p > 0.05). Sonuç: Araştırmanın sonuçları, öğrencilerin ağırlıklı olarak özümseyen ve ayrıştıran öğrenme stiline sahip olduğunu ve öğrenme stilleri ile kendi kendine öğrenmeye hazır oluşluk düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığını göstermektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda, nitelikli hemşireler yetiştirmede öğrencilerin baskın öğrenme stillerine göre yapılandırılacak simülasyon gibi yenilikçi öğrenim yöntemlerinin kullanılmasının önemli bir adım olacağı düşünülmektedir.