Amerikan Hukuku ile Mukayeseli Olarak Esrar Kullanımında İzlenen Suç Siyaseti ve Reform Önerileri


Egemenoğlu A. (Yürütücü), Koca M., Çattık M., Alan E.

TÜBİTAK Projesi, 3005 - Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı, 2025 - 2027

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 3005 - Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı
  • Başlama Tarihi: Nisan 2025
  • Bitiş Tarihi: Nisan 2027

Proje Özeti

Narkolog istatistiklerine bakıdığında Türkiye’de özellikle son yıllarda esrar başı çekmek üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde kulanımının artması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanun koyucu esrar kullanmayı suç olarak düzenleyip TCK m. 191’in gerekçesinde hasta olarak kabul ettiği kullanan kişilerin tedavisini kamu davasının açılmasının ertelenmesi müessesi ile Alkol ve Madde Tedavi Merkezleri’nde (AMATEM) denetim altına alarak çözmeye çalışmaktadır. Şu an batı dünyasında ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde (A.B.D.) esrarı suç olmaktan çıkarmak veya tamamen meşru hale getirmek noktasında ciddi bir eğilim bulunmaktadır.

Doğru yargısal reformla Türkiye halihazırda aktif olan esrar sahnesinden ciddi bir vergi geliri elde edebilir, istihdam sağlayabilir, dış ticaret açığını kısmen kapatabilir, suç ve terör örgütlerinin finansmanına ket vurabilir ve milyonlarca insanın esrarın tıbbi ve terapötik etkisinden istifade etmesine meşru bir zemin hazırlayabilir.

Bu yargısal reform için en esaslı çalışma, A.B.D.’nde ilgili yasal reformu yapan New York eyaletinde yerinde inceleme yapılarak ortaya konabilir.

Esrar, A.B.D.’nde 24 eyalette keyfi kullanım dahil yasallaştırılmış, 13 eyalette tıbbi kullanım serbest bırakılmış ve 7 eyalette suç olmaktan çıkarılmıştır (kabahat ve daha aşağı cürümler, para cezası öngörülen haller).

NORML, Drug Policy Alliance gibi sivil toplum kuruluşları nezdinde yapılan araştırmalardan istifade ederek temayül yoklaması ve yasal düzenlemenin toplumdaki karşılıkları noktasında bilgi edinmek mümkün olabilir.

Yine National Institute of Health gibi kamu kurumlarının federal düzeyde istatistik ve araştırmalarından istifade ederek reform sürecinde karşılaşılan potansiyel sıkıntılar tahlil edilebilir.

Yerel düzeyde güvenlik birimleri ile irtibat sağlanarak reformun asayiş yönünden tezahürleri irdelenebilir.

Türkiye’de kullanmak saikiyle uyuşturucu madde bulundurmanın cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Resmi rakamlara göre bu suçtan her yıl yaklaşık 250.000 kişi soruşturma geçirir ve 150.000 kişi suçlu bulunarak hapis cezasına çarptırılır. Bu suçtan yürütülen soruşturma sayısı 2015 yılından 2022 yılına tam üç katına çıkmıştır. 2021 yılından 2022 yılına ise %25’lik bir artış gözlemlenmiştir.

Narkolog raporlarına göre uyuşturucu madde kullanıcılarının yaklaşık %80’ine yakını esrar kullanarak başlar ve yürütülen soruşturmaların yarısı yine esrar kullanlara ve esrar kullanarak suç işleyenlere ilişkindir.

Her dört yılda bir milyon kişi uyuşturucu madde bulundurmaktan işlem görmektedir. Tedrici bir reform süreciyle bu ciddi maddi ve manevi külfetten kurtulmak mümkün olabilir. Tafsilatlı bir reform teklifi için bu düzenlemelerin ilk elden gözlemlenmeleri gerekir.

Türkiye’nin yalnızca üç bölgesinde gayrimeşru kenevir ekimininin yıllık bir milyar dolar değerinde olduğu İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanmıştır. Bu rakam, uyuşturucu ile mücadele için kollukta, tedavide, yargısal faaliyetler vs. harcamaların toplamının bir kaç katına tekabül etmektedir. Meşru bir zemine oturtulacak bu ticari ve zirai faaliyet hem ülke ekonomisine hem de tasarruf zaviyesinden hazineye ciddi bir katkı sağlayacağı aşikardır.